1 Kasım 2016 Salı

the day

13.00:

 Kendimi dinlemekten ve ayna karşısında zaman geçirmekten başka bir şey yapmadım yine.
Ağlamadım ama, ayna karşısında en azından.
Sinirliyim.
Yalnız kendime. Bazı sorulara cevap bulamadığım ve cevaplarımdan deli gibi korktuğum için
kendime vermem gereken cevapları başkasından bekleyip etrafımda kim varsa yorduğum yıprattığım ve kırdığım için.

Yanlış yaptım, yaptığım her şey yanlıştı ya da ben başlı başına kocaman bir yanlışım karar veremiyorum durduramıyorum düşüncelerimi.

14.33:

Başım dönüyor.hiçbir şey yemek istemiyorum. Ağzımdaki kan tadından belki, canım hiçbir şey çekmiyor. Çay içiyorum bende bol şekerli, ayakta kalabilmek için.

Korkunç bi kitap buldum.

"zayıf olmak istediğimi sanıyordum; sonra anladım ki asıl istediğim, kimsenin bana zarar veremeyeceği biçimde korunaklı olmaktı."  ya da "yeterince sevilmediysek kendimizi de yeterince sevemiyoruz" gibi şeyler yazıyor içinde. Geneen Roth'u ilk okuduğumda sevmemiştim. Şimdide fazla gerçek geliyor


saate bakıp bir şeyler yemem gerektiğine karar verdikten sonra hazırladığım tabağa bakarken bunu düşündüm.

15.52:

Sonunda bir şeyler yedim. Bu iyi mi kötü mü oldu bilmiyorum sadece artık daha az başım dönüyor bu da  daha fazla  düşünmeme olanak sağlıyor. Dedim ya durduramıyorum düşüncelerimi.
Normali,benden bekleneni ve ona ne kadar uymadığımı düşünüyorum şimdilik. Ne kadar büyük bir hayal kırıklığı olduğumu..
Çok soğuk bir öfke var içimde kendime karşı. Bugün benim en büyük düşmanım. Yarın ne olur bilmiyorum.


16.00:

 Siyah portakallar aradım belki o zaman bugün gerçek olmaktan çıkıp bir şiire dönüşebilir diye. bulamadım.

1 yorum:

  1. 16.00:

    Siyah portakallar aradım belki o zaman bugün gerçek olmaktan çıkıp bir şiire dönüşebilir diye. bulamadım.
    Sonu çok güzeldi Emeğine yüreğine sağlık Her şey güzel gönlünce olsun inşallah sevgiler ....

    YanıtlaSil