24 Haziran 2016 Cuma

A day in my shoes



Geceden kalmış ürkek gözleriyle selamladı yavaş yavaş yükselen güneşi, oysa gözlerini kapatsa
iliklerine işlemiş soğuğu hissedecekti.


Eskisine son vermeden yeni güne başladı, kendisine sunacak güzel şeyleri olmasını umarak.
sakince hazırlandı.

Gün boyunca acı çekmemek için kahveden önce bir şeyler atıştırması gerektiğini biliyordu
Dolapta ne varsa işte, çok özenmedi

Anahtarlarını, cüzdanını ve telefonu kontrol etti
Merdivenlerden inerken saate hiç mi hiç aldırmayan komşularının elektrikli süpürge sesini dinledi. Kapıda birileriyle karşılaşmayı umuyordu
bir kedi, küçük bir çocuk belki

 -something to brighten her day-

 Aradığını bulamadan, çiçek kokuları içinden otobüs durağına doğru yürüdü

Bu noktada günün güzel geçeceğini biliyordu. Öyle olmasını istiyordu çünkü.

Yakın bir zamanda öğrenmişti düşünce denen şeyin önemini ve belkide evrenin işleyişine daha yeni uyanıyordu zihni.. Günü güzel yaşamaya karar verip öyle yaptı .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder