10 Şubat 2016 Çarşamba

BÜYÜMEK -3-

İlk gençlik yıllarının sonunda anlamıştı kendi kendine yarattığı buhranın içinde kaybolduğunu..


bazen mırıldanırdı kendi kendine "herkes her şey olmak zorunda değil" diye
galiba hayattaki yerini bulamamış olmanın gerginliğiydi bu ve biraz da sabırsızlık
sıradandan fazlasını ummuyor ama gözünü hep bir adım ötesine dikiyordu.

Büyük kentlerin dar sokakları belki sadece yeni yüzler keşfedebildiğimiz için yalancı parıltılarla doludur. Ve başka insanları tanımaya ne kadar zaman ayırırsak o kadar kendimizden uzaklaşabiliriz diye düşünmüştü

Yalnızlık sessizlik ve yabancılık

hem var hem yok olabildiği tek yerdi kentin işlek caddeleri
Herkes inatla ne yapmak, ne "olmak" istediğini soruyordu -sanki herkes daha tam olmadığını yüzüne vurmaya çalışıyordu-

oysa en sevdiği rengi sorsanız kekeleyecekti.
ne yapmak istediğine dair kafasında küçük ip uçları vardı ne olduğunu ise başından beri biliyordu
Sentetik herhangi bir sıfat kazanmadan önce insan olmayı ve kendini tanımayı bu maceranın başında kafasına koymuştu.

Duyguların, mantık temeline oturtulabilen insan davranışlarının, farklılıkların onda ortaya çıkardığı heyecanı anlatabilecek kelimeler arıyordu her adımında.

belkide hayatında ilk defa sevilmekten çok sevebilmek istiyordu
herkesi ve her şeyi sadece ve sadece saf, insancıl duygularla

Büyümek birazda bilmek demekti galiba
ve en çokta öğrenmek


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder