30 Haziran 2015 Salı

Biter elbet



Sanırım şu dünyada geldiğimiz ilk andan itibaren bıkıp usanmadan yapmaya çalıştığımız tek şey kendimizi
anlamaya ve anlatmaya çalışmak. Bende bugüne kadar bir çok insan tanıdım. Bazılarına göre çok, çoğuna göre az şeyler yaşadım ama kimseye anlatamadım kendimi.

 Yolunu bulması için biraz savrulması gerekiyormuş insanın onu anladık da rüzgar dinmek bilmiyor ki arkadaş.Bazen Feleğin sillesini yemiş insanların hayatlarını bir yılda nasıl değiştirdiklerini ve şimdi mutluluktan havalara uçuyor olduklarını anlatan videolar izliyorum, sonra oturup lan ben üç yıl mal mal ne yaptım acaba diye düşünüyorum..

Biraz da Elindekinin kıymetini bilmemekle alakalı sanki benimki.Kendimi bildim bileli çok sevdim ben kendimi başka insanlarla karşılaştırmayı.Edebiyat dersinden sonra "insanlar 17 yaşında kitap yazıyor sen lise mezunu bile değilsin" diye oturup ağladığımı bilirim. Şimdide olan başka bir şey değil. Yüzüm biraz gülmeye başladı,geriye bakıp kendimi takdir edebilir oldum ya hemen benden daha iyi birilerini bulup kendi moralimi yerle bir etmem gerekiyor

. Hala merak ediyorum memnun olmadığım şeyleri değiştirebileceğimi, kökleriyle toprağa bağlı bir ağaç olmadığımı ve hareket edebildiğimi bildiğim halde beni yerime çivileyen şeyin ne olduğunu. Korkudan çok kaygı. Ya yapamazsam değilde yarın ne getirecek tedirginliği. Ama gerçek şu ki ben bir şeyler yapmadığım sürece hiçbir şey değişmeyecek.

insanların benim hakkımda söyleyeceklerini duymamaya çalışarak fazla uzun zaman geçirdim. Şimdi eğer söyleyecek bir iki kelimeniz varsa duymak sterim.

1 yorum:

  1. 2011-2012 yıllarında blogunuzu takip ediyordum sonra uzun bir süre bakamadım. Yalnız şimdi bu yazınızı okuduğumda farkettim ki siz bir tarzı yakalamışsınız, o mavi kalem değişmemiş. Sizi tebrik eder ve devam etmenizi dilerim.

    YanıtlaSil