28 Mayıs 2015 Perşembe

kelbeklerin aklı


.... çünkü koklayarak okuduğum kitaplarım, öperek uykuya uğurladığım dizelerim var benim.
oysa hata olmaktan çok ama çok uzak bir yerdedir insanları gölge oyununun sıradan bir karakteri olarak görmek ...
Sesleriyle, sözleriyle tanımak onları
Ve haylaz bir çocuğun kırık parmakları arasına hapsettiği kelebeği sevmek isteyip dokunamayışı..
hata olmaktan çok ama çok uzaktır insanları sözleriyle tanımak ...

23 Mayıs 2015 Cumartesi

belki başka bir gün

Mahalle sokaklarında çığlık çığlığa oyun oynarken doldurmuyor artık toprak   çocukların tırnaklarını sanki..
Genç annenin çocuklarıyla attığı  kahkaha duyulmuyor pencereden

..Kime sorsan yalnız kime baksan
gözleri hafif nemli

Sevmek mi zorlaştı yoksa insan aramayı mı bıraktı.. bunları hep o iki kafadar oturup sayfalarca masal yazarak yaptı.


Sayfalarca gözyaşıyla dolu kısacık bir mektup aldım hiç bitmeyen şarkılarla dans eden ne mutlu ne mutsuz , yalnız bıkkın küçük bir kızdan.
Gözlerinden anladım, hep mor ipek şaldan kaçıp koca çınarın gölgesine sığınmış.

Ve hep bir adım ardında kalmış yanındakilerin.. böyle yazmış.. Ne kahkahalarına ortak olabilmiş ne de onları ikna edebilmiş kendi şarkısını söyleyip umursuzca dans etmeye
"bil istedim " diye eklemiş sonuna

yardım istememiş, soru sormamış..