25 Nisan 2015 Cumartesi

Bir demlik çay

Nefes almamı sağlayan şarkılar sustuğunda karşılaştım bakışlarınla.
 Hani  insan nedensizce güvenir ya bazen 
 Gözlerimizi peri masallarından birinde açmayı dileriz 
Sadece kalbimizi dinleyerek mutlu sona ulaşabileceğimiz büyülü bir evrende geçici korkular ve daimi mutluluklarda dolu bir hayatın hayaliyle uykuya daldığımız geceler vardır.

 İşte öyle bir gecede tanıdım ben gözlerini, sabahı bulmaz sandığım gecelerin birinde  gökyüzüne yıldızlarla yazdın adını, adın her neyse işte  ... ben onu umut okudum.

Ne zaman değişti bilmiyorum tüm bunlar 

Ulaşılmaz ilahi bir varlıkken birden nasıl bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş olmuştun anlayamadım.


Doğal, sıradan ve basit "anlaşılma" isteğinin hafif makyajlı haliydi belki hayal sandığımız. kendimizi tanıma yolunda bir aynadan çok, diğerlerinden çok da farklı olmadığımızı basitleştirilmiş kelimelerle anlatabilecek birini arıyorduk yanımızda.

bizi aynalardan kim korkuttu düşündün mü hiç?
Bir mucizeye tanık olur gibi bakabilirken birbirimizin yüzüne  neden kaçtık başkasının bakmaya doyamadığı yansımalarımızdan.
Kime baktıysak kendimizi görmeyi umduk
oysa ödümüz kopuyordu bulmaktan kendimizi.

Hayatı olduğundan karmaşık hale getirme hevesiyle yepyeni anlamlar yüklediğimiz kavramlar kesti belki yolumuzu
oysa

 bir sıcak söz, bir demlik çay işte sevmek bu kadar kolay