21 Şubat 2014 Cuma

bir sen kaldın

Gökyüzünden şehre düşen yağmur damlası gibi sona yaklaştıkça fark ediyorum etrafımda ki dumanları.

Hep inandım aslında en dibi görmeden "ben" olamayacağıma 
Ve hep itici geldi hayatlarını zirvede yaşamış insanlar bana.

Ama görünen o ki ben en dibi falan görmemişim daha. Yanlış şeylere yanlış insanlara ve hatta yanlış şarkılara inanmışım. Tabi ki şaşırmadım.

Yapabildiğimi sandığım şeyler hakkında bir fikrim yokmuş.  Zar zor da olsa bir şeyleri yoluna sokabildiğimi düşünmüştüm oysa oradan oraya savruluyormuşum.

İnsan tutamayacağı sözler vermemeli..
Kime neden, niye inanmalı?

Büyük, çok büyük bir haksızlık bu

İnsan kendine duyduğu öfkeyi nasıl dindirir?

"Yok! Yok! Yok! Bu kadar korunmasızken ben
bu kadar delirmişken ben
bu kadar isyan edip ağlamayı
ağlamayı gülmenin çekirdeğinde kemiklerinden sıyırırken
Yok! Yok! Yok! Hakkın yok beni böyle bir delirmenin orta yerinde
mimarsız ve doktorsuz bırakmaya!"



hemen şimdi blogu kaldırıp, herkese her şeye son vermiyorsam tek bir kişinin tek bir cümlesi yüzünden. iyi ya da kötü bilmiyorum..

Kızgınım bu seferde. gerçekten kendime inanmıştım çünkü. gerçekten kendimi anlatabildiğime inanmıştım. sanırım benim için doğru olan bir şeylere inanmak değil.


Kontrol... kontrol.. kontrol...

İnsan verdiği sözleri tutmalı..

Deniyorum. Çünkü hayal kırıklığım olamayan  bir tek sen kaldın etrafımda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder