27 Ağustos 2013 Salı

çok çok ama çok teşekkür ederim

fazlasıyla uzun bir aradan sonra yine buradayım. Bu sefer her zamankinden güzel bi  nedenim var buralardan uzak kalmak için.

Hayallerimden birini yaşıyor olmakla meşguldüm.
evet bir sene öncesine kadar İngilizce'nin sadece i'sini bilen ve pek fark edilmese de ciddi  öz güven problemleri yaşayan bloggerınız yine bir yıl önce can sıkıntısından oturup bir film izledi ve...

Evet o bir film izleyip hayatını değiştirmeye karar veren kızlardan biri de benim.
Durup dururken bi oyuncuya hayran oldum - ki bu kelimeden nefret ederim-

sonrasında adamı anlamak, kitaplarını okumak için falan dil kursuna gittim bunların hepsi parça parça da olsa blog da bahsettiğim şeyler

. Pek bahsetmemiş olsam da yurtdışında okumak gibi bir hayalim vardi. Fazlasıyla pahalı olduğundan ve bende meb bursu alamayacağım için bu hayali yurtdışi yaz kampı olarak değiştirdim.
Ve son iki haftamı ingiltere de geçirdim.

Hayatım boyunca yaşadığım en güzel iki hafta olduğunu söyleyebilirim. Daha önce uluslararası kamplara katılmıştım ama hayatım boyunca hiç
Uçağa binmemiş
yurtdışına çıkmamış
trenle Seyehat etmemiş
dönme dolaba binmemiş
ilginç yiyecekler denememiş
ilgimi çeken böyle güzel mekanlar gezmemiş
ve en önemlisi hiç bu kadar fazla ingilizce konuşmamıştım.

İngilizlerin kendisinden çok daha hızlı konuştuğunu söyleyerek gözümü korkutan öğretmenime çok teşekkür ediyorum fazla abartmış..

Bu seyahat tek başıma yapabileceğim şeylerin yanında ingilizce dışında bir yabancı dil öğrenemeyeceğimi de kesinleştirdi sanırım. Fransızca, Rusça ve Çince'den   birçok şey öğretilmeye çalışıldı -merhaba ve günaydın kelimeleri sadece- ve hiç biri aklımda değil...

Gezilen görülen yerlerin yanında beni heyecanlandıran şeylerden biri de kamp sonunda alacağım sertifika idi.
Türkiye de en son seviye sınavına girdiğimde - sonbaharın sonlarına doğruydu- seviyem B1'di.
Şimdi C1.

 Mutlu muyum ? Fazlasıyla. Bana böyle bir şeyi yaşama fırsatı sağlayan herkese
çok çok ama çok teşekkür ederim. Buna şimdiye kadar sahip olduğum tüm yabancı dil öğretmenlerim de dahil..
 
İlla birine "hayran" olacaksanız bu insan sizi peşinden İngiltere'ye sürükleyebilecek biri olsun.
Şimdiye kadar hiç Hugh Laurie'nin filmlerini izleyip şarkılarını dinlediğime pişman olmadım.

1 yorum: