25 Nisan 2013 Perşembe

Yeni bir merhaba sayın bunu

Bu sefer kaç gün olduğunu bile saymadım.
Klavyeye dokunmadım. Bilgisayar görmedim bile. Simdi de telefondan yazıyorum zaten  artık ne kadar olursa. Özledim çünkü.

Her ne kadar bahar benim için yaz taklidi yapan kış günlerinden ibaret olsa da yazın yaklaştığı ve en azından Ankara'da güneşin iyice parladığı şu günlerde fazla mutluyum

. Güneşli günlere gergin uyanan insanların varlığını reddediyorum.

Havalar ısınmaya ve hayatım "neredeyse" düzene girdiğine göre -  ki çok da büyük dertlerim yoktu zaten- Uğraşıp  emek harcadıkça her şeyin gerçekleşebileceğine yakından şahit olmuş biri olarak bir şeyleri değiştirebilirim

. Aslında bu değişimi biraz da blog da başlatmak istiyorum. Geriye dönelim, Yayınladığım 192 kayıttan öncesine göz atalım biraz. Ben uzun zamandır öyleyim çünkü.


Kime kırıldıysam neye üzüldüysem geçti gitti artık. Son zamanlarda böyle uzun aralar verıyor olmamın nedenlerinden biri de bu aslında.
Nasıl başladıysam, insanlar beni nasıl tanıdıysa öyle devam edeyim istedim ama hislerim ve düşüncelerim değişeli çok oldu

. Tabi ki kurmaca şeylerde yazıyorum ve yazmaya da devam edicem ama bana uzak şeyleri hissetmeye çalışmaktan yoruldum. Bunu yeni bir "merhaba" sayın.


Çok yakında görüşmek üzere.  

7 Nisan 2013 Pazar

Ne kadar enteresan

Biraz fazla ara verdim sanırım yazmaya
Ne yaptım bu arada inanın ben de bilmiyorum.

Ben ne zaman "iyiyim" desem etrafımdakiler kötü oluyor, hayatımda önemli saydığım kararları yazı-tura ile verseydim daha tutarlı tepkiler alırdım.

Bir günde insanın hayattan beklediği şeyler tümüyle değişebilir mi?
Değişiyormuş.

Hadi gerekçi olalım biraz. Size şimdi "gitmeyeceğim" diyen bütün insanlar gedecek ve "bırakmam" dediğiniz insanları bırakacaksınız bir gün. Yapmam dediğiniz milyon tane hata yapacaksınız belki.

Hayatım boyunca hiç tam anlamıyla yalnız kalmamış olsam da bunun ürkütücü olmadığını düşünüyorum.
Hayır ütopik bir düşünce değil insanın duygularını kontrol edebilmesi.

Sormuştum ya size "bir düşünceye nasıl sahip olunur? " diye. Belki mutlu olmak için bulmamız gereken insanlar değil de peşinden koşmamız gereken düşünceler vardır.

Gereklerden bahsediyorsak eğer..
Aslında.. neredeyse kimse ne hissettiğinizle ilgilenmiyor ne kadar uğraşsanız da birinin aklında duygularınızla kalamazsınız. Ama düşüncelerinizle..

Dışarıdan bakıldığında "mükemmel" sayabileceğimiz birinden düşündükleri yüzünden soğuyabiliyorsak
Duyguların kontrol edilemez olduğunu da söyleyemeyiz.

Önceden ne hissettiğimi bilmediğim de, kafamın karışık olduğunu ve birçok şeyi aynı anda hissettiğim için böyle olduğunu düşünürdüm..
Şimdi düşünüyorum da.. Belki bir şey hissetmiyorumdur
Her ne kadar söylemekten nefret etsemde bu büyümek değil bu hissizleşmek bu hayattan soyutlamak kendini.