15 Ocak 2013 Salı

karanlıkta

                                                                                -1-



Biriktirdiği parayı otellere yatırmak gibi bir niyeti de yoktu zaten. Çantalarını alıp odasına gitti, kapıyı açtığında onu karşılayan üç pencereli aydınlık bir oda oldu. Büyük bir çalışma masası, gri bir dolap ve televizyon dışında pek bir şey yoktu odada.

 Belki duvar renklerinin bu denli canlı oluşu oraya "sıradan" demeyi biraz zorlaştırabilirdi. O eşyalarını yerleştirene kadar yağmur durmuş ama hava boğuculuğundan hiçbir şey kaybetmemişti, akşam olmuş pencereden görebildiği kadarıyla rüzgar şiddetlenmişti.

Kıyafetlerini değiştirdi, yüzünü yıkadı ve diş fırçasını eline aldığı anda bu gün hiçbir şey yemediğini hatırladı. Bu kısa bir süre aynaya şaşkın şaşkın bakmasına sebep olduysa da üzerinde durmadı. Dişlerini fırçaladı. Yatağa oturup bilgisayarını açtı.

 Bir süredir üzerinde uğraştığı dosyalardan birini açıp kısa düzeltmeler yaptıktan sonra kırmızı kaplı not defterini eline aldı. Sayfaları biraz karıştırdıktan sonra seçtiği bir kaç mail adresine dosyayı gönderdi. Cevap alması ne kadar zaman alırdı bilmiyordu, kısa sürmesini umarak sayfayı kapattı.

Bir süredir yazdığı siteye baktı, maillerini kontrol etti ve yeni bir şeyler yazmaya çalıştı. Fazla yorulmuştu ve birazda havadan olsa gerek pek iyimser olduğu söylenemezdi. Yinede o sayfayı boş bırakmak istemedi. Eskilerden bir yazıyı seçip  sayfa editörüne gönderdi.
Yağmurlu günlerin aksine günesin içini ısıttığı günlerde eline kalem almayı severdi. Önceleri yazıları aksatması sorun yaratmamış   olsa da  yazılarını arşivlemeyi tasarlamış ve bu tasarıyı kısa sürede hayata geçirmişti.

On dakika boyunca gelen kutusunun bulunduğu sayfayı yeniledi. Hiç bir değişiklik göremeyince ev ilanlarına göz atmaya karar verdi. Yaklaşık bir saat süren yüzeysel araştırması sonucunda not defterine iki telefon numarasından fazlasını yazamadı. Telefonunun alarmını kurdu. Daha sonra Fazla yorgun olduğuna karar verip alarm tarihini bir sonraki güne erteledi.

Yarın uzun zamandır yapması gerektiği bir dinlenme günü olacaktı. Umutla karışık yorgunlukla yatağa uzandı. Biraz kuşkulu da sayılabilirdi.
                                                                            -1-
                                                                            -2-

Onca yağmurdan sonra güneşli bir sabaha uyanmak her ne kadar şaşırtıcı ve hatta umut verici olsa da o bunu umursamadan huysuzlaşmayı seçti.Ayaklarını yere sürterek banyoya gitti. Aynada gördüğü suratının biraz ürkütücü olduğuna karar verdi. Bu gün yapması gereken bir şey olmadığını hatırladı. En azından önceden planladığı bir gün değildi -garip- daha da garip olanı içinde şu kapıdan çıkıp gitmek için bile bir istek olmamasıydı. Oysa severdi gitmeleri.

Belki bu sefer bi umut vardı.
Belki kalabilirdi.
-Nerede?-
Kalacak bir yeri bile yoktu artık.

Kaçıncı vazgeçişti bu? saymamıştı. Bu değişimlere verilecek en iyi ismin kaçış olduğundan da şüpheliydi.Kaçmak bir şeyleri geride bırakmak değil miydi? Dertlerden, sorumluluklardan kurtulma çabası da denebilirdi belki. Ama o hiç bir şeyi geride bırakmamış bırakamamıştı.-keşke..- kurtulmak istediği sorumlulukları da yoktu -olsaydı belki..-

Onun istediği farklıydı. Kaçmamış yalnızca sıkılmıştı.
Sıkılmak bile sıkıcı olabiliyordu bazen. Gelecek söz konusu olduğunda ortaya çıkan körlüğünün uykusuzluğuna sebep olduğu gecelerde çok düşünürdü.

 Ah ne çok istemişti bırakıp gitmeyi. Ama hiç öylesine kopamamıştı yaşamdan. Kimseye -kendine bile- söylememişti ama yaşamayı seviyordu. En azından bırakıp gidemeyecek kadar. İnsanlar ertesi günün hava durumundan, ardı arkası kesilmeyen zamlarda, çocuklarının geleceğinden ve belki hoşlarına giden bir kaş farklı şeylerden başka ne düşünürler gözlerini kapattıklarında?


Hiçbirinin onun ki kadar koyu bir karanlıkla başbaşa kaldığını sanmıyordu. Herkes " yaşamak" adını verdikleri bu karmaşanın içinde onlara ait olanı  ellerinde tutmak için böyle çabalarken nasıl oluyordu da cabucak vazgeçebiliyordu onu herhangi bir yere sabitleyen her şeyden.
                                                                               -2-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder