15 Aralık 2012 Cumartesi

Sesini unuttum

Gel hayal kuralım biraz.
Ama fazla abartma, biliyorum üzülüyorun.
Hani bahsetmiştim sana, her şeyin güzel olacağına inandığım zamanlarda.

Mavi bir gökyüzü  demiştim ve en yeşilinden bir orman akşam olmaya yakın.
Belki gözünün mavisi gibi değil gökyüzü ve belki hava ne kadar çabalasada yakalayamayacak teninin kızıllığını haklısın.
 Ama sende hep imrenerek bakacaksın bulutların süzülüşüne,kuşların uçuşuna, yaprakların teker teker kendilerini toprağa bırakışına unutma.

Sen ne kadar hasretsen mutluluğa huzura, o kadar güzel gelecek en olağan şeyler bu ormanda. Ve biliyorum sıkıldın.

Bıktın demek daha doğru sanki. Her gün yapman gerekenler arasında boğuluyorsun. Gülüşlerin sıradanlaşıyor, cümlelerin anlamsızlaşıyor zamanla.

Farkındayım Özlüyorsun .
En çok kendini!

Aynalara küssün sanırım
Gözlerinde maviden, teninde kızıllıktan eser yok çünkü.

Önce denizler mavni sonra sonbahar kızıllığını çalmış gibi.

Belirginsizleşiyorsun kendinden uzaklaştıkça, kendini benden uzaklaştırdıkca.
   Önce görüntün siliniyor gözlerimden.
Sonra zihnimde ki   "sen" i yavaş yavaş kaybetmye başlıyorum. Hatıralardan ve hatta sesinden eser kalmıyor.

Duyuyor musun beni?! sesin diyorum.
Sesini unuttum!

Şimdi nerdesin bilmiyorum,hissettiklerini anlamıyorum.
Ağlıyorsundur belki..
Gözyaşlarını silemiyorum. Gözlerin ne renkti? peki ya teninin rengi? gel de hatırlat istiyorum.

Yokluğun koskoca bir okyanusta bulunmak gibi, huzur taklıdı yapan yalnızlık hissi.

Sesin diyorum, sesini unuttum!
Bir gün gel yine oturup hayal kuralım birlikte ama çok abartmayalım biliyorsun üzülüyorum.
  Özledim seni, gözlerini, sesini, kurduğumuz hayalleri. gel de hatırlar istiyorum.

Sesin diyorum sesini unuttum.

11 Aralık 2012 Salı

şimdi güvenme zamanı

"Özlemem" dediğim ne varsa özledim
aynı "yapmam " dediğim ne varsa yapam gibi.

Gerçekten mutlu oldum da
Bir daha üzülemedim mesela
kelimeler bir araya gelmedi bir bir daha

dün düşündüm de, uyumadan önce
"başardın" dedm kendime.Belki kısa bir süre için ama insan bu büyük belirsizlikler dünyasında mutluluktan başka ne dileyebilir ki ve buna ulaştığında teşekküer etmek dısında yapılacak bir şey yoktur zaten.

Elinden geleni yaptıktan sonra istesen de üzülemiyormussun zaten
Karların eridiği, çiçeklerin açtığı zamana fazlasıyla geç kaldım sanırım.
Ve geçmişin tüm uyarılarına ramen şimdi "güvenme" zamanı.

Üzülmekse üzülmek ağlayarak ölemem herhalde belki gişe rekorları kıramaz ama çok da ağlatmayanlarından saçma sapan bir gençlik filmi olabilir hayatım

4 Aralık 2012 Salı

Farkındayım

Merhaba, fazla geç kalınmış bir yazı farkındayım.

Neden yazmadığıma gelirsek; öncelikle daha önce yazamayacak kadar kızgın, yazamayacak kadar kırgın olduğum olmuştu ama hiç yazamayacak kadar mutlu olmamıştım. Ne yapacağımı şaşırdım aslında biraz. Yazamıyorum da zaten mutluluğu biliyorsunuz. Mutluluğumun sebebini anlatmak isterdim aslında. Ama her zamanki cümlelerimin yetmediği şeyler kelimeleri düzgün sıraya sokamıyorum bir de şu masallarda ki sihir misali ne zaman bahsetsem bozulacağını düşünüyorum. Belki daha sonra.

Belirli bir konu için yazmadığım için son günlerde olanlardan bahsetsem daha iyi olacak sanırım. Aslında yapmak isteyip yapamadığım çok fazla şey oldu. Öncelikle Cem Adrian'ın  yeni albümünü almak istemiştim çıktığı ilk hafta gittiğim yerlerde bulunmadığından sonrada zaman ayıramadığım için alamadım. Zaten eylül ayında çıkmıştı baya geç kalmış bulunuyorum ama hala almak istiyorum. Albümü alamayınca konsere gitmek benim için daha önemli bir hale gelmişti ama onu da yapamadım. Okumak istediğim bir çok kitap var ama henüz hiç birine ulaşabilmiş değilim ve bunun tek sebebi üşengeçliğim.

Bu günlerde sürekli yağmur yağıyor olması beni çok ama çok rahatsız ediyor. Yağmuru seven bir insan değilim zaten. Havanın kapalı olmasına bile yavaş yavaş alışmaya çalışıyorum ve yağmur sadece sıcak evimden büyük pencereler ardından izliyorsam güzel bir şey.Bu gün Ankara olarak ilk karı karşıladık tarafımdan coşkuyla. Bu sene her zamankinin aksine zamanımı merkezde geçiriyorum belki daha önce uğradı yerler olmuştur. Ama yağmurun daha da yoğunlaşacağı şu günlerde birden kar ile karşılaşmak mutluluk vericiydi. Pek kalıcı olmadı ama güzeldi.

Ve sanırım biraz normalin dışında hareket ediyorum. Yakın zamanda fark ettim üzüldüğümde milyon tane film izleyip kendimi kitaplara adıyorum ama mutlu olduğumda uyuyorum. Evet sadece uyuyorum. Ve ben uykuyu da çok sevmem. Özellikle yaz aylarında zaman kaybından başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Şu sıralar en ciddi ödevim film izlemek ve ben ondan kaçmak için yollar arıyorum. Belki bu yaz izlediğim filmlerden snra bünyemin kaldıramayacağını düşündüğümden ki bence haksız değilim.

yakın zamanda daha ciddi ve daha çok özenilmiş bir yazı yazabilmeyi umuyorum. Haftada üç yazı yazdığım zamanları hatırlayınca bu iki haftada bir yazıyor oluşum ciddi bir vicdan azabına dönüşüyor.
Zaten böyle yazınca başlık bulmak da bir haylı zorlaşıyor ve sıradan başlıklarla idare etmek zorunda kalıyorum.