23 Ekim 2012 Salı

Masal

o kadar çok şey duydum ki son zamanlarda üzerinde düşünmem gereken.
"garip" olarak nitelendirilen onca şey mesela. Benim bir başkasının gözlerinde görebildiğim, hissedebildiğim bir şey nasıl "ilginç" sayılabilir ki?

"Gerçek değil mi mutlulukların" dedi bir başkası. "gerçek olsaydı yazardın"
Korkutucu bir soruydu
Cevabından deli gibi korktuğum basit bir soru..


Hayır. Gerçekten mutlu oldum ben. Mutsuz olmadığım için değil de "Mutlu olduğum" için mutluluğu yaşadığım zamanlarda oldu. Yazmadım ama. yazamadım.Belki yazmaya yetecek kadar uzun sürmediğinden belki de yazmak yerine yaşamayı seçtiğim için. Bilmiyorum.


"hayallerin hayatımda ki eksiklikler" olduğunu söyleyen de oldu. Basit bir cümleydi aslında. Herhangi bir durumda karşımda ki kişiye neredeyse inanarak kurabileceğim bir cümle. İnanamadım bu sefer. Hayal etmekle istemek başkaydı artık. Her eksiği hayal etmezdim ki.

Ve insan hiç yaşamadığı bir duygunun eksikliğini nasıl hissedebilirdi?
Bu meraktı bas baya! Çocukça bir meraktan fazlası değildi. Gerçeğin hayallerimden çok daha basit oluşu klişe bir sondu kendi ellerimle yazdığım masalıma.

Şaşırmadım.

O kadar alışmıştım ki hayal kırıklığına,kabullenmişliğe..
Sırf karşı çıktığım için üzerime yıkılan onca dünyadan sonra korkar olmuştum belki. Bunun bile nedenini düşünmedim işte.

Sanki...

Çok basit gibiydi. Ben hayal kurardım.o gerçek olabileceğine inanmamı sağlardı.
İnandığım an bitirirdi her şeyi.
O kadar sık yaşadım ki.
Her şey böyle olmalıymış gibiydi. Peşinden koşulmaya değecek hiçbir şey yokmuş "mutluluk" denen şey sadece "soylular" içinmiş de ben halktan biriymişim gibi.

Uzun sürdü biraz ama hepsi hakkında düşündüm. Doğrularımı ve yanlışlarımı gözden geçirdim.


12 Ekim 2012 Cuma

"Bir amacın olursa.." demiştin..


Ben.. boşver kim olduğumu.Bir önemi yok zaten.Sadece biraz "gerçeklik" istiyorum.
Yeterince gerçek değil mi diyeceksin belki..
Değil..
Korkularım,sevinçlerim, heyecanlarım hatta acılarım bile fazla yüzeysel çünkü.
Biraz olsun önümü görebilmek istiyorum. Gerçekten iyi veya gerçekten kötü şeyler yaşamak istiyorum. Arada kalmaktan çok yoruldum ben  Yaşamak istiyorum sadece. Eskisinden biraz daha ciddi bir şekilde.
Arkama dönüp baktığımda "iyi" yada "kötü" olarak nitelendirebileceğim olaylar görmek istiyorum, "geçmiste kaldı nasılsa" diye geçiştirmek yerine.

Herkesin zaman zaman kendine sorduğu bir soru vardır ya hani " bu dünyaya neden geldim?"

Ben bunun cevabını öğrenmek istiyorum artık.
Söyledim ya, hiç büyük kavgalarım olmadı benim. Nefreti bile o kadar yoğun yaşayamadım. Kim bilir belki hiç sevmemişimdir de..

Şu hayatta gerçekten benim olan tek bir nesnenin bile varlığına inanmıyorum. Birini  değiştirebilmiş olduğuma ihtimal vermiyorum zaten. Bomboş her şey.

"Bir amacın olursa.."  demiştin  " değişir her şey.".

Var. Artık bir hedefimde var her düşündüğümde daha da heyecanlandığım.. Ulaşmak için emek harcayıp zaman ayırdığım..
Değişen bir şey yok ama.

Sadece farklı bir şeyler hissediyorum. Bambaşka bir şeyler. Sesini her duyduğumda.. Beynimi uyuşturan düşüncülerimi ele geçiren bir şey.. Bağlanmak değil bu, hayranlık yada sevgi de değil.. Huzura biraz yakın sanırım. gerçekten hissedebildiğimi söyleyebileceğim tek şey bu.

4 Ekim 2012 Perşembe

"Dibine kadar mutlu olmak" olayını yaşıyorum ben

Gerçekten uğraştım bu sefer, eskiye biraz daha yakın yazabilmek için. Ama inanın daha zor şimdi. Dilediğiniz her şarkıda gülümserken aklınıza hüzünlü bir şey gelmesi pek olası değil zaten. Yine de bir şeyler karalamaya çalışıyorum işte.
                                                                        -o-


Her şeyden bu kadar çabuk vazgeçebiliyor olman hayret uyandırıcı tabi. Keşke vazgetiğin ben olmasaydım yada bir nedeni olsaydı. Benim gibi olabiliyor olman fikrin güzeldi de sen olma fikri korkuttu beni.

Ve şaşıracaksın belki üzülmedim ben. İlk defa biri gittiğinde üzülemedim kızdım onun yerine. Bam başka insanların hatasının cezasını çekmek zorunda bırakıldığım için kızdım. Sana da kızdım. Vazgeçmek bu kadar kolay olmamalıydı mesela. Gelişinin bir nedeni olmasa nedensiz gidişinde neden aramazdım zaten. Ama bir nedenin vardı senin. Sürekli yok saydığın, yokmuş gibi davrandığın benim bile varlığından zaman zaman şüphe ettiğim bir neden. Biraz fazlasını bekledin sanırım. İstediğin ne varsa bilmemi. Sen her şeyi bildiğin içindi belki. Özür mü dilemem gerek senden?

                                                                -o-



Bu kadar işte. Hayal gücü de bir yere kadar işe yarıyor. Hayali insanlar yaratıp hüzünlerini yazmak.. Bunu yapamaya çalışabileceğimi düşünmezdim. Yapamayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Eskisi gibi bir şeyler yazmayı üzüntüden kahrolacağım" güne kadar askıya alıyorum. Gittiği yere kadar böyle devam etmeye karar verdim yani. Haftanın en ilginç olayına gelirsek, "Mavi dondurma"  sonbaharda olduğumuzun ben de farkındayım belki bi çoğunuz biliyorsunuzdur ama yeni fark ettim ben böyle bir şeyin olduğunu adı "gökyüzü mavi" neli olduğunu sormadım maalesef ama bana sorarsanız asprinliydi. Kötü olduğunu söylemiyorum hatta güzel sayılabilirdi. Pudra şekerli olduğunu idda eden arkadaşlarım da oldu.  Hala tüm zamanların en iyi dondurması "Naneli dondurma" tabi. Üşenmedim yolun ortasında resim çektim.

Bir de bahsettim mi hatırlamıyorum  ama cumartesi gün ki sınavın sonuçlarını bekliyorum heyecanla.
 Kağıdı teslim ederken hocanın bakışı pek iç açıcı değildi maalesef..

Bu kadar mı derseniz, bu hafta bu kadar.

Bu arada yine -mutluyum- ben.