30 Eylül 2012 Pazar

Bu hafta..

Sanırım beş gün oldu yazmayalı. Sınavım vardı kayda değer şeyler de olmayınca acele etmek istemedim ben de. tabi bu arada yazmak istediğim 48386574 konu oldu ama fazla abartılması gerekmeyen şeyler olduğuna karar verdim. Yakın zamanda eskiler gibi bir şey yazmayı da düşünüyorum. Bilmiyorum ne zaman yayınlarım. Önceden neredeyse her gün yazıyordum şimdi hafta da bir anca bilgisayara erişebiliyorum.
Yazılara gelen yorumları takip etmeye çalışıyorum ve neredeyse hepsine cevap yazıyorum ama sorduğum sorulara cevap alamıyorum maalesef.

Size ingilizce kursundan bahsetmedim herhalde, zaten bahsetmediğim o kadar çok şey var ki. Her neyse.
Dil kursunu uzun zamandır istiyordum zaten biri çıkıp "katalanca kursu veriyoruz" dese gidecektim. o kadar çok istiyordum yani.
Ama o zamanlar deli gibi "House M.D" izliyorum. günde en az on bölüm falan. Adamı o kadar benimsemişim ki onun için üzülüyorum falan. ki dizilerden pek etkilenen bir insan falan da değilimdir. Sadece
o diziyle kalmak istemedim oturup uzun uzun Hugh Laurie'yi araştırdım. projeleri, şarkıları, albümleri, kitapları falan derken katıldığı programlara ve bazı röportajlarına ulaştım. Ama ulaşabildiklerim orijinal kayıtlar. Adam da da o kadar belirgin bir aksan var ki sorulan soruları anlıyorum cevap sadece uğultu. O gün karar verdim kursa başlamaya. Aldığım en harika karardı sanırım.  Şu hayatta en çok dil öğrenmekten keyif aldığımı söyleyebilirim. Her kelime de heyecanlanıyorum. Haftada altı saat acayip mutlu oluyorum. Bu da böyle işte.


Blog yazmaya başladığımdan beri en çok okunduğum ikinci aydayız bir de bunun mutluluğunu yaşıyorum. Bu gün ayın son günü zaten rekorumuz olmasını ummuştum ama pek olası değil galiba.

Hala böyle yazmanın sizler tarafından nasıl karşılandığını bilmiyorum ve açıkçası nasıl devam etmem gerektiği hakkında da bir fikrim yok.Bu konuda yazının altına yorum yapabilir ya da bana mail atabilirseniz çok ama çok  sevinirim çünkü emin olmadığım için böyle de çok bir şey yazamıyorum tamamen eskiye de dönemiyorum. Kafam baya karışık anlayacağınız. Blog işine başlarken kendimi yazmayı düşünmüştüm hep ama kendi çevreniz de okuyunca pek yapılabilecek bir şey değil maalesef. Ben de yavaş yavaş yaşadıklarım yerine yaşadıklarımdan hareketle başka hayatları, başka hikayeleri yazmaya başladım. Birden bire de değişemiyor bu. Haftanın özetine gelirsek. "Mutluyum."

2 yorum:

  1. Merhaba yeni ay merhaba yeni hafta merhaba yeni gün ve merhaba "Mavi Kalem"...

    Uzun bir süre oldu gibi. Epeydir yazmıyordun evet.

    Sanırım yorumunu görmemişim... Bu yüzden cevap vermedim...

    Beğendiğim yazıların;

    Merhaba demek gerek artık
    Mutluluğu yazmak çok daha zor
    Değişir mi dersin?
    Gidişin bile güzeldi.

    Bunlar gerçekten bende etki bırakan yazılarından bir kaçı.

    Bende hep bir yabancı dil öğrenmek istedim ve ünvden mezun olduktan sonra bir kursa gittim hevesle ilk kuru tamamladım sonra iş güç derken bırakmak zorunda kaldım. Şu anda sıfır yabancı dille hayata devam :)

    Umarım sen güzel bir şekilde öğrenir ve kendini geliştirirsin. :)

    YanıtlaSil