19 Temmuz 2012 Perşembe

Kusura bakmayın

Dört gün olmuş yazmayalı.

Kusura bakmayın, şarkı dinlemekle, mutlu olmaya çalışmakla, ve geleceğe umutla bakmakla meşguldüm.

Eskisi kadar fazla film izlemiyorum. Okuduğum kitabı da yarıda bıraktım zaten. Zamanımı uyanık geçirmem gerektiği konusunu atlıyorum bazen. Dinlediğim şarkıları değiştirmedim. Bu on yılıma ihanet etmek olurdu.

Dışarı çıktım mesela.

"Eskilerle" pek görüşmüyorum. iyi gelmiyorlar bana.
Yemek yapıyorum bazen.

Ama yüzüyorum genelde.
Suyun içinde olduğum, düşünmem gerekenlerin olmadığı zamanları seviyorum.
Bu arada: pek düşünmüyorum zaten.

Hayaller kuruyorum, hayatımın her döneminde olduğu gibi.
Birazda özgür sayılabilirim aslında.
Sanırım özgürlük bir başkasının zihninde olmamakmış
Ve zihninde birinin olmaması.

Gülüyorum.
Fazla gülüyorum.
Kısa bir süreliğine de olsa buradan gidecek olmanın verdiği bir huzur var içimde
hayır hayır Ankara'dan kaçmıyorum ben.
Onu bu kadar kirleten iğrenç insanlardan kaçıyorum.

Seviyorum bu şehri.. Bana getirdikleri ve benden götürdükleriyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder