19 Mart 2012 Pazartesi

Kıs aylarını sevmiyorum durmadan esen ve can acıtan rüzgar, sadece görüntüsü güzel olan soğuk kar, kat kat giyinmek zorunda olmak ve dışarıda vakit gecirememek beni cok yoruyor. Kış depresyonu denilen fazla içerde kalmakla alakalı olayı doyasıya yasiyorum. Bu gün 15 derecelik havada resmen baharı kutladım o kadar bıkmıştım ki havanın kapalı olmasından sabahın köründe kalkıp kitap okudum. Duzenlemedigim yer kalmadı. Yapmadigim tek sey sek sek oynamak falandı herhalde. Ama biraz güneş gördüm diye o kadar cok hareket edip yordum ki kendimi yüz yılın yorgunluğunu yasiyorum. Son zamanlarda bı öğretmenin tavsiyesi olan motivasyon çalısmasını yaptıgım icin üzüldüğüm bir sey yok. Dolayısıyla uzun zamandır yazamiyordum ama artık havalar yavaş yavaş ısınmaya başladığına göre daha iyimser ve güzel yazılar yazarım sanırım . Yokluğumun sebebini de açıklamış bulunuyorum. Kısa sure sonra bitmesini umduğum yazıyla tekrar görüşürüz.

1 yorum:

  1. havalara bağlamamak lazım bence herşeyi. ben griler hakimiyet kurduğu zaman daha seviyorum günleri, yağmur yağdı mı özellikle huzurlu oluyorum... rüzgâr bana tebessüm oluyor... depresyon hali değil bu huzur ve bizi dinleme fırsatı gibi geliyor bana... ama yazılarınızı tanımadan takip ettiğimden dolayı seviyorum .. yokluk hissedecek kadar olmasa da okumaya değer bulacak kadar hoş bir yürek paylaşımı. sevgilerle. Gül Doğan

    YanıtlaSil