26 Mart 2012 Pazartesi

Bu gün bitecekse her şey..

Ya ötesi yoksa.
Ya bitiyorsa bu gün her şey.
Bensem bu  sefer arkasından gözyaşı dökülecek olan.
Ben bırakıyorsam sevdiklerimi geride... ya giden bensem..
Ve yanlışsa şimdiye kadar yaptığım her şey.
Hiç bir hayalimi gerçekleştiremeden gideceksem bu dünyadan, doğru olduğunu düşündüğüm insanların yüzünü bir daha göremezsem ben.
Peki vazgeçtiklerim?
ya da vazgeçtiğimi sandığım insanlar?
Üzülür mü çok değer verdiklerim?
Ağlayanlarım olur mu?
Ya kimse için çok önemli olamadıysam ben, kimsenin hayatını değiştirememissem, bana yardım edenlere yardımım dokunmamışsa henüz?
Fark edemediğim gerçekler varsa, dinlemem gereken şarkılar varsa,okumam gereken yazılar..
Ya bitiyorsa bu gün..
Anlamsızlaşıcaksa her şey..
Ben vazgeçmedim, vazgeçtim dediğim insanlardan.
Bazen sadece korktuğum için okumadım o yazıları ve bazen yazmadım yorulduğumdan.
Söylemem gereken önemli şeyler var..
Ve duyman gerekenler..
Bu gün bitecekse her şey
bil istedim
Ben vazgeçmedim senden.

24 Mart 2012 Cumartesi

kelimenin gücü

Ödev verilmese bir şey yazamıyorum bu aralar..



İnsan var olduktan bir süre sonra kendini tehlikelere karışı koruma ve hayatı daha kolay bir hale getirmek için kendini ifade etmek istedi ve bunun sonucunda konuşmayı öğrendi.
Fakat konuşmayı yeni öğrenen insanoğlu kelimelerin gücünü henüz fark edemediğinden bazı yanlışlar yaptı. Rüyasını tabir ettirmek isteyen Padişaha falcının  “efendim, sizin yakın çevrenizde ki insanlar sizden önce ölecek ve siz çok üzüleceksiniz” dedikten sonra Padişahın sinirlenip idamına karar vermesi ve bir diğer falcının aynı rüyayı “efendim, siz yakınlarınızdan daha uzun bir ömre sahip olacaksınız” şeklinde yorumladığından ödüllendirilmesi gibi…  Aynı durumu farkı kelimelerle ifade etmek sonuçları önemli ölçüde değiştirir.  Kendimizi ifade etme ihtiyacından doğan dil, doğru kelimeleri seçemediğimizden anlatmak istediklerimiz anlaşılmaz bir hal aldı. Bunun yanında insan kelimeleri kullanmakta ustalaşıp doğru kelimeleri bulduğunda tüm yanlışlar düzeldi…
Düşünerek, doğru kelimeleri seçerek  konuşan insan kazandı. Kurulan doğru cümle kadar söylenen insanında doğru olması gerekiyordu. Sözü bilenin kişinin işi yolunda gitti.
Yunus Emre de öyle dememiş miydi? Savaşları başlatan da bitirende bir söz değil miydi?
Sözü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı yağ ile bağ ede bir söz           




19 Mart 2012 Pazartesi

Kıs aylarını sevmiyorum durmadan esen ve can acıtan rüzgar, sadece görüntüsü güzel olan soğuk kar, kat kat giyinmek zorunda olmak ve dışarıda vakit gecirememek beni cok yoruyor. Kış depresyonu denilen fazla içerde kalmakla alakalı olayı doyasıya yasiyorum. Bu gün 15 derecelik havada resmen baharı kutladım o kadar bıkmıştım ki havanın kapalı olmasından sabahın köründe kalkıp kitap okudum. Duzenlemedigim yer kalmadı. Yapmadigim tek sey sek sek oynamak falandı herhalde. Ama biraz güneş gördüm diye o kadar cok hareket edip yordum ki kendimi yüz yılın yorgunluğunu yasiyorum. Son zamanlarda bı öğretmenin tavsiyesi olan motivasyon çalısmasını yaptıgım icin üzüldüğüm bir sey yok. Dolayısıyla uzun zamandır yazamiyordum ama artık havalar yavaş yavaş ısınmaya başladığına göre daha iyimser ve güzel yazılar yazarım sanırım . Yokluğumun sebebini de açıklamış bulunuyorum. Kısa sure sonra bitmesini umduğum yazıyla tekrar görüşürüz.

Mavi kalem T-shirt

T shirt yaptığımızdan bahsetmiştim. Uzun zamandır yazı yazmadığım icin bunu paylaşmak istedim. (yeni yazılar geliyor)

Biraz zaman

Farkındayım yazmıyorum uzun zamandır ama biraz zaman gerek. Yeni yazılar gelecek.