29 Ocak 2012 Pazar

kafasına takmadı

"bu sefer diğerleri gibi olmamalı" diye düşündü kız. Yağmurlu gün de yaşadıkları aklında değildi artık. Ve kar yağıyordu bu sefer o bembeyaz soğuk kar tanelerinin gökyüzünden her düşüşünde ruhunun biraz daha arındığını hissediyordu geride bırakmanın zor olduğu kirlerden. 

Eline düşen taneler teninin sıcaklığıyla eriyip su oluyordu avucunda. Havanın kar sayesinde biraz olsun yumuşamış da olsa sert bir havası vardı. Ve elleri sızlıyordu bu yüzden.

Düşüncelerinden kurtulmuş bir şekilde eve gidecek olmanın rahatlığı vardı üstünde ve o an gülümsedi kız.

Gülemediği günlerin acısını çıkarırmışcasına güldü.

Onu üzenlere nispet yaparcasına...

ellerinin soğuktan çatlamış yüzeyine baktı önce sonrada gözkyüzüne. Halla yağıyordu kar.
Eve varmak üzereydi, ama farklıydı bu sefer.. Diğerleri gibi de olmayacaktı bir daha.. Gülecekti daima..


23 Ocak 2012 Pazartesi

neydi acı?

Neydi acı, bir bıçak kesiğinde bileklerine doğru akarken kanın hissettiklerin miydi, yoksa sen giderken yüreğimde yankılandığı halde dudaklarımdan dökülemeyen kelimelerin ağırlı altından kalkamayışım mı?


Yağmurlu gecelerde düşünür müydün yağmurun göz yaşı ile benzerliğini?

Peki neydi acı?

Yağmuru yağdıran, insanı ağlatan ve bir çoğuna ağır gelen  bu hissin adıydı belki ama ne olduğunu anlayabilen olmamıştı şu zamana kadar.

Neydi bulutların derdi? Benimkinden daha mı ağırdı, bu yüzden mi mutlu insanların yüzünüde keder olmuştu yağdırdığı yağmurlar.

peki neydı acı? şu an yaşadığım  mı?

17 Ocak 2012 Salı

Sen bambaskaydın

Farklıydın diğerlerinden en basta bu çekmişti dikkatimi. Sonra senin degil de seni merak etmenin güzel olduğunu fark ettim.

Aklımda sen degil benden gizlediklerin vardı bir süre sonra. Bu kadar zor bu kadar baska olmasan biliyorum
Olmazdın yanında. Bu kadar acıtmazdın canımı.

Kötü biriydin demiyorum ama duygusuzdun, beş adım ilerini göremeyecek kadar kördün ve birine dert anlatamayacak kadar korkaktın

Baska insanların görüşlerini önemsemeyecek kadar dik başlı ve saygısızdın coğu zaman.

"umrumdasın" derken yalancı..

Ama dogruyu söylediğinde oldu tabi.


"Gereksizim" demiştin.
Haklıydın gereksizsin, sen baksaydın ve ben sensiz de yapardım.

16 Ocak 2012 Pazartesi

Kutu

Okula gitmeyince bir şeylerle uğraşması gerekiyor insanin bende bu kutuyla uğraştım ve güzel oldu sanırım.

15 Ocak 2012 Pazar

hiç mi?

Hiç mi merak etmedin şarkının dinlemediğin kısmını? peki sen hiç sesten ötesine: sözlere baktın mı?
Hiç karın yolları ne hale getireceğinden önce hangi pislikleri temizleyeceğini düşündün mü?

Hiç anladın mı sen beni, ve "ne oldu ?" sorusunu sormadan önce yüreğine düşmedi mi olanların seninle ilgili olma korkusu?

Cümlelerin altında yatanlar hiç cazip gelmedi sana biliyorum. O yüzden okumadın beni, dinlemedin.
Peki tek kişinin içinde olan "herkesimi" kaybettiğim için yalnız olduğumu da mı anlamadın?

Peki ya ağlayışlarım "mutluluk göz yaşları" gibi mi duruyordu?

Hakkını yememek lazım öyle uzaktın ki bana görmemiş olman normal sayılabilir bu koşullarda.

yanında olmam duygusu yüzünden yanımdaydın belki biliyordun kolay kolay gitmeyeceğimi vazgeçmem için kalbimin ağrıması gerektiğini ve o kadar planlı davrandın ki sen kalbimi ağrıtmayacak kadar yakında huzur bulamayacağım kadar uzaktaydın hep.

5 Ocak 2012 Perşembe

Birileri var ki mezhup, derini yüzeler

son iki gündür hayalet gibi dolaşıyorum etrafta. Tek yaptığım daha doğrusu yapabildiğim şey şarkı dinlemek. Bıkmadan aynı sarkıları tekrar tekrar dinliyorum. Dikkatimi bir noktada yoğunlaştıramıyorum.Doğru düzgün hareket edemiyorum çünkü uyandığım andan itibaren kollarımda manyak bir ağrı hissetmeye başlıyorum. Sürekli yorgunum.uyuyamıyorum. Uyusam bile saat başı uyanıyorum.

her olaya tepkisizim ama elime kalemi alınca  sulanmaya başlıyor gözlerim biliyorum çünkü  beni bu hale getiren ne varsa o nu yazıcam o kağıda. Benim dertlerimi benim kadar düşünen kimse olmadığı için susuyorum da, susmazsam ağlıyorum çünkü.

kime anlatsam ya boşver diyor ya takma kafaya.

korkuyorum ama ben, geleceğin gereğinden fazla karanlık olmasından ve nefret ediyorum kaybolduğunda yol sorabilecek sosyal zekaya sahip olmadığı halde bana yukardan bakabilen insanlardan.

Dönüp dönüp aynı şeyi düşünüyorum ve her seferinde  çözüm bulamıyorum.

uyuyamıyorum, konuşamıyorum, yazamıyorum, hareket edemiyorum. dokunsan ağlıycak durumdayım yaşayıp yaşamadığımdan şüpe duyuyorum

3 Ocak 2012 Salı

bana kim buldu senin gibi şaşkını?


biraz kolaya kaçıyorum yine. Yazabilicek bi durumda değilim saatlerdir bu şarkıyı dinliyorum.
"sana kim sordu hayatının aşkını?"