28 Aralık 2011 Çarşamba

Söz veriyorum

"icinde ki cocuk" diyorlar bana merakla ve soruyorlar "nerede o?" cevap veremiyorum ben.

Yorulmaz sandığım en mutlu anlarımı yaşadığım, oyunlar oynadığım cocuğu bulamıyorum çünkü icimde.

"ben o değilim" de diyemiyorum. Varlığını hissediyorum ama ulaşamıyorum ona ve sesleniyorum "neredesin sen, neden bıraktın beni?" "buyurken vazgeçtiklerin" diyor.

"vazgecirttikleri duşun"bir damla yas süzülüyor gözümden "ben vazgeçmedim senden"

Farkında olmadan ihmal mı ettim onu?

İstediğimi değilde yapmam gerekeni yapınca kustu mü bana?

Sôz veriyorum oyunlar olacak bundan sonra hayatımda.

Ben vazgeçmedim senden aksini idda erdemde hiç değişmedim ben.

22 Aralık 2011 Perşembe

Peki sen tanrım, sende mi küstün bana?

Anlamıyorum onlar da neden gittikler ki? Yada neden hiç yanımda olmadılar gercekten? Ben ne yaptım onlara yanlarında olmaktan dertlerini dinlemeyen hatta çözüm bulmaktan baska?

Yanlışmiydi yoksa yaptıklarım?onlar gibi mı olmalıydım ben de? Sıkıldığımda birakmalimiydim "arkadasım" dediğim insanları?

Onların neden gittiğini de anlamıyorum tanrım ama sen? Sen de mı vazgeçtin benden? Benim ve gidenlerin yaptıgı gibi.sen de mı üzülmedin onlar gibi,benim gözümden düşen damlalar seninde canını acitmadi mı?

Peki ya dualarım neden duymuyorsun artık onları? Ya çığlıklarımı? Yada duymuyor gibi mı yapıyorsun gitmeden önce yaptıkları gibi?

Bu kadar çaresiz bırakma beni! Etrafıma sıradan figüranlar yerleştirip her şey normalmiş gibi dönme bana sırtını!

Artık saçlarımda dolaşmıyor geceleri Tanrı'nın elleri. Peki ya olmasam hayatınızda üzülür musunuz?

21 Aralık 2011 Çarşamba

19 Aralık 2011 Pazartesi

Uzun zamandır

Uzun zamandır yazmamıyorum hem zamansizliktan hem aklıma bir şey gelmediğinden su sıralar uğraşmam gereken çok is var planlamam gereken bulusmalar..

Millet o kadar bunalıyor ki derslerden her boş zamanında bir yerlere gitmek icin planlar yapıyor bende hayır diyemiyorum tabi hem geceleri radyo dinlediğimden ölü gibi oluyorum sabahlar. Ne dense tamam diyorum.

Aslına bakılırsa birazda bilgisayar dersine güvenerek pek kafaya takmadım bu yasamama ısını nasıl olsa blog icin bir seyler yaptırıyorlar diye düşündüm.

Tabi bunları düşünürken her yazdırdıkları yazıyı ders sonrasında sildiğim aklımda degildi.

Olmazsa eski defterleri karıştırıp beğendiğim bı denemeyi falan yayinliycam.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Biraz gerçek biraz rüya

İnsanlar içinde yalnız kalmak...
Bağırmak,ağlamak ama görünmez olmak...
İçindeki boşluğun yavaş yavaş büyümesi..
Korkutucu...
Soğuk..

Birilerine güvenme isteği sürekli...
Ve her insana güvenmek...
Hayal kırıklığı sonra,
Daha çok göz yaşı
Daha çok çığlık.


Güneşin doğması uzun aradan sonra.
Buzların erimesi,çiçeklerin erimesi belki.
Yanında birilerinin olması..
Seni anlayan,seni dinleyen ve birazda sen olan birileri,
Mutlu olmak sonra...


Not: ilk şiirimdir.

8 Aralık 2011 Perşembe

Award ödülleri

1.bu ödülü size veren kisinin linkini verin:
http://katipsworrld.blogspot.com

Bu arada teşekkürler katip

2. Hakkınızda yedi gercek paylaşın:
1- kuşlar basta olmak üzere kanatlı tüm canlılardan korkarım.
2-inanılmaz çabuk sinirlenirim.
3-insanları dinleyip güzin abla moduna girebiliyorum.
4-matematikten nefret ediyorum.
5-egoistin tekiyim her konuda tek olmak isterim.
6-morelim bozuk oldugunda yazı yazarım ve yazı yazmayı çok severim.
7-hayatımda hiç ingilizce çalışmadım hatta nasıl çalışabileceğim hakkında bile bı fikrim yok.

Beğendiğim bloggerlar:

PuCCa
French oje
Katip
Günesin kızı
Şizofren peri

Heykel yapmaya çalışırken

Biraz kirli bir isti ama eğlendik tabi

Sevgili evren!!

Sevgili evren,
Su son bir haftadır hayatım da garip bir sekilde her şey yolunda gidiyor sanırım bunun için sana teşekkür etmeliyim. Aslında bunu sağlayan ben de

olabilirim nedensin bir sekilde her seyin iyi yanını görmeye başladım tabi genellikle çok yorgun oldugdan olaylar üzerinde çok fazla düşünmeye

zamanım olmuyor ve bende her şey yolundaymis gibi davranıyorum.her yerde beni arayan tek dakika rahat bırakmayan saçma sapan hareketler

icinde olan her şeyi bildigini sanan ve tüm bunlara rağmen arkadasım olan insanların hatalarını (cogu davranışlarını) görmezden geliyorum. Kafaya takmaktan çok daha iyi bir yöntem.

Sevgili evren tekrar teşekkür ederim şimdi heykel yapmaya gidiyorum.

-Ödev-

Şu okutulan gereksiz dersler içerisinde en sevdiğim bilgisayar samırım çünkü anlatılan çoğu şey hakkında iki iş şey biliyor olmam. Şu güne kadar yaptığımız en mantıklı işi yapıp blog yazıyoruz, sırf bu ders için actığım ücüncü blogumu arkadasım ıstıla ettiği için icerisinde bulunan tek kayıt da bana ait değil bu blogu saklamam için yeterli bir sebep tabi.

İnsanın aklına labaratuar ortamında yazacak tek kelime gelmiyor, başında iki üç öğretmen varken de evinde ki gibi tüm düşüncelerini yazamıyorsun.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Neden

Gercekten düşünmeye başladım acaba neden bu zaman da dünyaya geldim?? Hafta da tam yetmiş saat ders görüyorum yaklaşık bı hesapla sadece okula giden bir ogrencinin ayırdığı zamanın iki katını bu ise ayırmak zorundayım. Günde on dört saat okul forması giyiyorum zaten geri kalan on saatin sekiz saatinde uyuyorum.ulke olarak dunyanın en ağır ikinci müfredatını işliyoruz ve sadece günden güne daha da yol olmamı sağlıyor bu. Tam benliğimin cevremin farkına vardığımda "sınav var" dediler bana l. Şimdide neden icine kapandın diyorlar her gözlerimi kapadigim zaman düşündüğüm bir sınav Var çünkü. Her aksam sekizde evde olmak istemiyorum ben. Bazen okadar yorgun oluyorum ki dersi dinlemek yerine konu anlatımında ki anlatım bozukluklarini buluyorum. Yapmak istediğim ne varda sınavdan sonraya ertelemektende bıktım. Sinemaya gidemiyorum tiyatro bu yogun tempo icinde boş bir uğraş sadece konserler geç saatlerde radyo dinlemem kitap okumam televizyon izlemem ve hatta bilgisayarı acmam bile yasak. Ve ben bunları geçtiğimiz iki yılda da yasadım su an düşündüm şey sınav falan değil bitse de gitsem kafasında geçiriyorum günlerimi yok oluyorum!!

6 Aralık 2011 Salı

Sonunda

Sonunda su blogger uygulamasını indirebildim aslında sorun sadece çok akıllı bir uygulama oldugundan blogger in bu blogumu yok sayıp digerini acmaya calışması tam emin olmamakla birlikte bu sorunu çözdüğümü düşünüyorum. En son pazar gunü yazmıştım dün de yazmak istedim ama
İnternet bağlantısında sorunlar yasadım bu seferde. Sabahın bu saatindede dünkü yazımı bulamayacağından bunu yazmaya karar verdim.Burdayim yani bir yere gitmedim.

4 Aralık 2011 Pazar

Bu gün ordada cumartesi mi?





Bakışların gittiğin yerden uzak
Yoksa gelirdim 

Sensiz anlamsızlığımı anladım
Dön vesaire demek için 

Bugün burda cumartesi
Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını
Geveze susuşlarını bile özledim
Ayrılık bu söyle sende farklımı zaman
Aynı soğuk aynı hazan 

Bugün ordada cumartesimi
Sende beni benim kadar özledinmi 

Aynalardan kaçarken 
Özlenmeyi beklemek
Ne kadar acı ne kadar komik ve
Ve bana ait değilmi 

Gülme incinirim
Gülme incinirim
Gülme incinirim
Gülme.........


Hep bu şarkıda geliyorsun aklıma muhteşem insan.
Neden bilmiyorum..
Sensiz anlamsız olduğu içindir belki
geveze susuşların olduğu için ve ben en çok onları özlediğim içindir yada
Belki aynalardan kaçarken özlenmeyi beklediğim içindir
Ama yinede sen gülme incinirim...