6 Eylül 2011 Salı

ZORMUŞ

Zormuş bazen  dışarıda ağlamak. Sanıldığından çok daha zormuş.Çok büyük bir derdi olmalıymış insanın. Dışardakiler unrunda olmazmış o zaman.

Herkes görsün istermişsin gözlerinden süzülen her damlayı. Neler çektiğin anlaşılsın istermişsin.Sadece yaşadıkların değil yaşattıklarında bir damla olurmuş ve ağlarmışsın.Gözlerin şişene, ağlayamayacak duruma gelene kadar ağlarmışsın.

Zormuş dışarıda ağlamak.Aldığın her nefes keder olurmuş yüreğine. Yürümek zorlaşırmış ağlarken ve otururmuşsun sesizce bir kenara.

Yüzüne bile bakmadan önünden geçip giden,hızlı adımlarla bir yerlere yetişmeye çalışan her insan seni de ezmişcesine acırmış canın. Biri olsun istermişsin yanında ama korkarmışsın onu da incitmekten onada daha önceden yanında olanlara ve yanlarında olduklarında sana yaptıklarını yapmaktan

Ağlarken daha çok düşünürmüş insan sevdiklerini. Ve  bazılarını okadar çok severmiş ki sırf incitmemek için yanında olmak istemezmiş ona çok ihtiyacı varken bile.

Öyle sevilmek istermiş eylül ayının ılık  rüzgarı fırtına olurken teninde.Ağlarken tüm öfkeleri tüm pişmanlıkları tüm sevgileri tüm nefretleri bir şelale olup gözlerinden akarmış insanın.

Ama tüm nefretlerden,pişmanlıklardan çok sevgileri  acıtırmış canını.
Sevmek nefret etmekden daha zormuş çünkü. Çok daha büyük bir yüreğin olmalıymış hem sevginin içine sığabilmesi hemde o ellerinde kayıp giderken sana yetebilmesi için.

Birini kaybettiğinde ağlarmış insan ama kaybediceğini anladığında yada o korku yüreğini sardığında elleri, yüreği üşürmüş durduramazmış gözyaşlarını.

Değer verilen kişi bambaşka olurmuş insanın gözünde tanrı misali.
Çok severmiş onu hiç bir neden olmadan hemde. Yanlışlarına katlanamazmış, en çok ona kızarmış ama en çok da onu severmiş insan.

Zormuş dışarda ağlamak.Sanıldığından çok daha zormuş ve ertesi gün yapılacak olan düşüncelerini yok sayıp kimseye içine akan göz yaşlarını hissettirmeden devam etmekmiş yaşamaya malesef.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder