25 Eylül 2011 Pazar

Yine "aynı" gelmeye başladı hayat

Yine aynı gelmeye başladı hayat. Duvarlar üzerime geliyor daralıyorum.

 Hani bir önceki yazımda "boş geliyor hayat" demiştim ya. Hergün bir öncekinin aynıymış gibi, hep aynı şeyleri giyiyor aynı kişilerle aynı konular hakkında tartışıyor ve aynı şeyleri yapıyormuşum gibi geliyor şimdi.

Sanırım neden olduğunu biliyorum. Sık sık yaşadığım bir durum. Önce bir kalıp yaratıyorum kendime ve sonra "bu benim" diyorum oysa yok öyle bişey. Zaten değişken bir insanım belirli bi kalıp uyduramam kendime ama nedense yapıyorum işte.

Ve yarattığım o kalıpta uzunca bir süre yaşıyorum ( en fazla bir yıl) sonrasında yabancılaşıyorum kendime. Kendimle beraber hayatımı da değiştirdiğimden, boğuluyorum bir süre sonra. Birbirini tekrar eden olaylar dizisinin arasında kalıyorum.

Şimdi de böyle bir durumdayım işte. Bir yandan yarattığım kalıptan kurtulmaya çalışıyor bir yandan da hayatı anlamlı kalacak yeni uğraşlar bulmanın arayışı içerisindeyim.

Kendimden sıkıldığım gibi cevremden de çabuk sıkılırım ben.Bir iki ay sürekli bıkmadan aynı insanlarla iletişim kurabilirim ama sonrası felaket olur. Kırarım etrafımda kiler çünkü artık onlar basitleşmiştir benim için. Keşfedemedikden sonra istesemde çok yakın olamam kimseye.

Bu yüzden sürekli yenilik yapmak isterim ve yeni insanlarla tanışmak. Ve en azından bu sene için hayatımı, kendimi yada çevremi değiştirmek gibi bir olanağım olmadığından yeni insanlarla tanışmakda buldum çareyi.
Umarım çabuk sıkılmam onlardan.

Bazen değişimden bile bunaldığım oluyor. Ama gün içinde bile çok sık değişen biri olarak hep aynı olmayada dayanamam sanırım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder